Ahmet Şemsettin Ateş Ağabeye Yazılan Şiirler
Tarih: 25.3.2011 00:00:00 / 1398okunma / 0yorum
Musa Tektaş

Şiir,  hayattır… Bazen olur, bir beyit, bir dörtlük,  can verir hastalara. Bahar mevsiminde müjdeler getiren, bereketler yağdıran, nisan yağmurlarının toprağa verdiği hayat gibi samimi duygularla kaleme alınan şiirler de hayat bahşeder ölü kalplere. 

Şiir, bir ihsan-ı ilahidir, ilham işidir. Şiir; içinde aşk yangınları olan şairin gönül imbiğinden süzülen gözyaşları ve sevda damlalarıdır.

Hayat serencamında yolu ölümsüzlük çeşmesinin başına uğrayanlar, "şiir gibi" bir hayatın "su gibi" azizliğini tattılar. Kısacık ömürlerini uzattıkça uzattılar. Ölmüş balık misali, yeni bir hayat için kendilerini, denizlerin birleştiği vahdet ummanına attılar. Kimisi Hazar`da, kimisi Nil`de, kimisi de Karadeniz`de buldu ölümsüzlüğü. İlyas ile dost olup, kırlara çıktılar, Hızır`la Musa`ya yoldaş olup, yollara koyuldular. Zâhirî ilimle Bâtınî ilimler birleşince âb-ı hayât oldu adı. Yani Musa ile Hızır`ın yolculuktan maksadı; âb-ı hayât; ilim, sabır ve teslimiyete ermek, hakikati keşf yoluyla görmektir.

Osmanlı Edebiyatı bir bakıma şiir merkezli bir edebiyattır. Osmanlı`da edip denince akla ilk önce gelen şairdir. İslâm ile müşerref olan Türk milletinin aşk, iman, estetik ve kahramanlık harcıyla bina ettiği edebiyat kalesine "Divan Edebiyatı" denmiştir. Bize mahsus duyuş ve düşünüşleri içeren edebiyat kalemiz asırlardır dimdik ayaktadır.

Ahmed Yesevî`ye bağlı dervişler, Türkler arasında İslâm`ın yayılmasında büyük gayret göstermişlerdir. Dervişlerin yazdığı tasavvufî halk şiirleri, derviş menkıbeleri, İslâm velilerine ait eserler, yüzyıllarca okunmuştur.

Anadolu`da, dünyadan vazgeçme anlayışına bağlı olanların yanı sıra, ilâhiler, şiirler okuyarak Allah rızası için insanları hayra çağıran, insanlık sevgisi ile dolu dervişler de ortaya çıkmış ve bunlar halk tarafından büyük bir rağbet görmüşlerdir. Özellikle, hakkındaki bilgiler efsaneleşmiş, asırlardır ünü silinmemiş, saf, açık ve net bir dille yazdığı ümmiyane ve samimî şiirlerle, şefkat ve sevgi dolu, yapmacıksız dervişliğin sembolü olan Yûnus Emre her kesimden insanların takdirini kazanmıştır.

Şiir gülşenimizin en nâdide mısraları, renk renk açan çiçeklerimizle süslüdür. Edebiyat bahçesinin en güzel ve en görkemli çiçeği mutlaka güldür.

17 Mart 2006 tarihinde Rahmet-i Rahman’a kavuşan Ahmet Şemsettin Ateş Ağabey çok sevilen bir insandı. Şairdi, yazardı… Onu seven şair gönüller de hastalığı döneminde şiirler kaleme almışlardı. A. Muttalip Azdemir şöyle diyor:

 

Derman Eyle

 

Şehzademin dünyada yoktur eşi

İsmiyle müsemma dinin güneşi

Namertlerle hiç olmazdı bir işi

Derman eyle merdi meydan aşkına

 

Abdulmuttalib’im bunları yazar

Şeyzademin derdi âlemi üzer

Ecdadın hükkiçün şifasın ver

Derman eyle Ebul Kasım aşkına

 

Hamza Yürekli Dayım

Ahmet Ağabey bir müddet yurtdışında tedavi görmüştü. O günleri yeğeni Cemalettin Akgül şöyle anlatıyor:

“İkibin beş yılında Ramazan ayı hepimiz için mahzun geçen bir Ramazan’dı.  Ahmet Dayım hac dönüşünde yengemle tedavisinin devamı için tekrar Amerika Birleşik Devletleri’ne gitmişti. Ramazan ayı içerisinde yaptığım bir Darende ziyaretinde H. Hamidettin Efendi Hazretleri ‘Bayramda Dayını yalnız bırakmayalım, İlyas Bey ile bayramı siz de ABD’de geçirin.’diye buyurdu.

Bu benim için bir görev değil, inanılmaz bir lütuftu adeta. Büyüklerimizin bize işaret ettiği, vefalı olmanın gereğiydi. Nasıl ki en önemli günümüzde büyüklerimiz bizi yalnız bırakmadılarsa, bu vefanın ve birlikteliğin devamı olarak da bize düşen onların öğrettiği şekilde vefalı olmayı hayatımızda bir şiar edinmektir.

Ailedeki tüm çocukların kahramanı Hamza yürekli Dayım’la bayramı beraber geçirecek olmamız benim için tarifsiz bir heyecandı. ABD’de havaalanından kaldığı eve geldiğimizde bizi görünce, çok memnun oldu, duygulandı, gözleri doldu. Uzun uzun hasret giderip, konuştuktan sonra biz de yoldan geldiğimiz için acıkmıştık Dayımın canı mangal istemiş, hemen hazırlık yaptık, bağ evi gibi olmadı ama mangalı beraber yaktık. Etleri pişirirken ateşte biraz fazla bırakmışım etin bir kısmı yanmıştı, tamda ‘hakkını helal et Dayı, fazla kaldı ateşte etleri yakmışım” diyecekken, ‘Eline sağlık yeğenim etler çok güzel olmuş’ dedi.”

Yurtdışından dokuz ay tedaviden sonda sağlıcakla dönüşüne sevinen Dr. Metin Gülseren şu dizeleri kaleme alır:

 

Ey Ahmet Abi

 

Özlemiştik Seni, yürekten en çok

Hoş geldin evine ey Ahmet Abi

Gözlemiştik yolunu gönülden hem çok

Hoş geldin yuvana ey Ahmet Abi

 

Sevgi-şefkât-vefa simgesi olmuş

Merhamet kapısı O Ahmet Abi

Sağlıcakla dönüşün kıblesi olmuş

Bizi burada tutan O Ahmet Abi

 

Rabbime Metin’in aciz duası

Seyyid’e bin ömür ey Ahmet Abi

Evlatlarımıza O’nun sevdası

İlmek ilmek dolsun ey Ahmet Abi

 

Kapısına Geleni Boş Çevirmezdi

Amcazadesi Mehmet Ateş’in diliyle Ahmet Ağabeyin olgun kişiliği hakkında bilgi edinelim:

Çarşıda esnafken; aşağı köylerde oturan bir sarhoş devamlı içki içer akşamüstü Ahmet Ağabeyime giderdi. Sarhoşun anlattığına göre, dükkânda yemeğimi (kebabımı)  söyler,  karnımı doyururdu. Daha sonra beni minibüse bindirirdi. Ben Ahmet Ağabeyin bu davranışı sebebiyle içkiyi bıraktım. Kendimden utandım beni topluma kazandıran Ahmet Abi oldu.

Müşterilerle çok iyi diyalogu vardı. Geleni boş çevirmezdi. Mesela, vatandaş gelirdi, Ahmet Ağabeye iyi görünmek veya veresiye almak için Hulûsi Efendi Hazretlerinden bahsederdi. Ahmet Ağabeyimin gözleri dolardı. Hiç tereddüt etmeden, kimliğini araştırmadan altın mı istedi, para mı istedi çıkarır verirdi. Ben, niye böyle yaptın Ağabey dediğim zaman, sen karışma, derdi. Mesela, tanıdığım bir köylünün ilaçlarını devamlı alırdı. Bir gün küçük bir çocuk Ahmet Ağabeyden, bana şu kadar para vereceksin babam gönderdi, diyerek yüklü miktarda bir para istedi. Çıkardı verdi. Hayatta hiç kimseyi boş çevirmezdi. Hatta vefat ettikten sonra Ahmet Ağabeyden yıllar önce aldığı borcunu, birisi getirerek bana verdi. Ben de takdim ettim.

Darende’nin bütün esnafıyla Ahmet Ağabeyin ilişkileri iyiydi. Darende’de ilk toplu konut Ahmet Ağabeyin önderliğinde başladı.

Ahmet Ağabey yaşça büyük olmasına rağmen Hamidettin Efendi’ye karşı çok saygı gösterirdi. Her şeyini danışırdı.”

 

Ahmet Şemsettin Ateş Ağabey çarşıda esnaflık yaptığı için etrafça çok sevilirdi. Onu sevenlerden bir ide Çaycı Mehmet namıyla anılan Mehmet Turan’dır. Birkaç dörtlükle bu şair yüreğin terennümüne kulak verelim:

 

Ahmet Abi...

Bu dünya kimseye kalmaz

Sizin eseriniz ölmez

Ama bunu çoğu bilmez

Bilen yeter, Ahmet Abi

 

Minnettar size vatan

Nur içinde yatsın atan

Olur biraz atan tutan

Sen aldırma Ahmet Abi

 

Her yere hizmet götürdü

Nice işleri bitirdi

Bu dünyadan ne götürdü

Bize kaldı Ahmet Abi

 

Allah sizden razı olsun

Gönlünüz huzurla dolsun

Sevmeyen belasın bulsun

Ben seviyorum Ahmet Abi

 

Dua edin şeyhim alsın

Eserleri daim kalsın

Bu sana hediyem olsun

Sakla bunu Ahmet Abi

 

Yeğeni M. Celalettin Ateş, Ahmet Amcası için vefatının ardından bir şiir kaleme alır.

 

Gittin Seyyidim

Seyyidimin hurilerle düğünü,

On yedi Mart bir cuma günü,

İkibinaltı’nın ilkbahar önü,

Beyazları giyip gittin Seyyidim.

 

İçimize koyup bir büyük sızı,

Seyyidim bırakıp gittin sen bizi,

Geride kalanın güler mi yüzü?

İçimizi yakıp gittin Seyyidim.

 

Celal dertleriyle muhtaç dermana,

Hürmetim var Hak’tan gelen fermana,

Selam ilet hurisi ile gılmana,

İçimizi yakıp gittin Seyyidim.

 

Amcazadesi A. Tacettin Ateş de şiir kervanına katılanlardan:

“Unutmadık” şiirinden iki dörtlük okuyalım:

 

İçin için içerim hep yanıyor,

Her soranlar seni öldü sanıyor,

Öğrenince gözleri hep yaş doluyor,

Unutmadık, unutamam Can Gardaş

 

Arkadaş ve yoldaş idin her eşe,

Esnafa da tüccara da herkese,

Özün sözün hep doluydu pür neşe,

Unutmadık, unutamam Can Gardaş

 

Hökkeş Yanık’ın şu dörtlükleriyle yazımızı bağlarken A. Şemsettin Ateş Ağabeyi rahmet ve minnetle anıyoruz.

 

Duyan Ağlıyor

 

Acı haber tez zamanda yayıldı

Varıp birbirine soran ağlıyor

Minarelerden bir sedâ duyuldu

Camilerden salâyı veren ağlıyor

 

Salâ veren Ahmet Şemsettin dedi

Dolaştı dilleri zor güç söyledi

Haberi olanlar akın eyledi

Toplanıp oraya varan ağlıyor

 

Tecelli eyledi yazılan yazı

Yüreklere düştü bir ince sızı

Yaslı ehlibeyt oğlu kızı

Onları o halde gören ağlıyor

 

Hulûsi Efendi Naciye Ana

Ahmet Şemsettin varıyor sana

Kati veda etti bunca ihvana

Emmi dayı eş dost yaren ağlıyor

Anahtar Kelimeler:
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Irmaklı Köyü (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Hacı Gözütok ile röportaj (12 Nisan 2018 - Perşembe)
GAZİ TÜRKYILMAZ İLE RÖPORTAJ - 2 (06 Mart 2018 - Salı)
GAZİ TÜRKYILMAZ İLE RÖPÖRTAJ (04 Şubat 2018 - Pazar)
Kamil Akgül Röportaj-3 (02 Ocak 2018 - Salı)
Kamil Akgül Röportaj-2 (02 Aralık 2017 - Cumartesi)
KAMİL AKGÜL İLE RÖPORTAJ-1 (19 Kasım 2017 - Pazar)
NECDET KIRCEYLAN İLE RÖPÖRTAJ –II (18 Eylül 2017 - Pazartesi)
NECDET KIRCEYLAN İLE RÖPÖRTAJ-1 (12 Ağustos 2017 - Cumartesi)
ÖMER FARUK TAŞKIN İLE RÖPORTAJ-2 (06 Haziran 2017 - Salı)
ÖMER FARUK TAŞKIN İLE RÖPORTAJ (06 Nisan 2017 - Perşembe)
ILICA ZİYARETİ VE HATIRALAR (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
PROF. DR. KEMAL DİNÇER İLE RÖPORTAJ (19 Ocak 2017 - Perşembe)
Günerliden Yankılanan Hoş Sada (28 Aralık 2016 - Çarşamba)
Atmalı Yöresinden Selam Var (14 Kasım 2016 - Pazartesi)
Dr. Sadık Özen ile röportaj (05 Ağustos 2016 - Cuma)
Memduh Önal ile röportaj 2 (25 Temmuz 2016 - Pazartesi)
Memduh Önal ile röportaj (09 Haziran 2016 - Perşembe)
Vahap Sönmezler ile röpörtaj (06 Mayıs 2016 - Cuma)
Bir muhabbet ve hizmet ehli: Osman Parlak (03 Şubat 2016 - Çarşamba)
Mehmet Arif Toprak ile Röportaj (01 Ocak 2016 - Cuma)
“Hacı Piroğlu” Hacı Hamza Çokyaşar (09 Kasım 2015 - Pazartesi)
Mengelisli Kara Mustafa Dayı (15 Ekim 2015 - Perşembe)
Gürünlü Hacı Hüsnü Dayı (02 Eylül 2015 - Çarşamba)
Hakkında ne dediler? (03 Ağustos 2015 - Pazartesi)
Hulusi Efendi Çok Büyük Bir İnsandır (03 Haziran 2015 - Çarşamba)
Hacı Hasan Akyol Efendi (03 Mart 2015 - Salı)
Gerçekleşen Sözler (06 Kasım 2014 - Perşembe)
Unutulmaz Hatıralar (03 Ekim 2014 - Cuma)
Darendeli Esnaflar Anlatıyor-3 (09 Ağustos 2014 - Cumartesi)
Darendeli Esnaflar Anlatıyor - 2 (12 Temmuz 2014 - Cumartesi)
Darendeli Esnaflar Anlatıyor (09 Haziran 2014 - Pazartesi)
Yazıköylüler Anlatıyıor (19 Mayıs 2014 - Pazartesi)
Maraşın Kurtuluşunda Darendeliler (10 Şubat 2014 - Pazartesi)
Hulusi Efendi (k.s.) ve Cami Kitabeleri (03 Ekim 2013 - Perşembe)
Malatya kitaplığında DARENDE (04 Eylül 2013 - Çarşamba)
Gönüllerin bayramı (06 Ağustos 2013 - Salı)
Evrensel görüşleriyle bir lider Hulusi Efendi (08 Mayıs 2013 - Çarşamba)
Herkesin sevdiği ve saydığı gönül sultanı (06 Şubat 2013 - Çarşamba)
Kalkınmanın umudu Hulusi Efendi (k.s.) (07 Aralık 2012 - Cuma)
Hulusi Efendi (k.s) ve Hac hatıraları (09 Kasım 2012 - Cuma)
Aşık Mevlüt’ün ardından (03 Ekim 2012 - Çarşamba)
Eğitim hayırseveri Hulusi Efendi (k.s) (06 Eylül 2012 - Perşembe)
Hulusi Efendi’nin sağlık hizmetleri (04 Ağustos 2012 - Cumartesi)
Yirminci Asrın Filozofu (11 Temmuz 2012 - Çarşamba)
50 yıldır okunan bir eser (02 Haziran 2012 - Cumartesi)
Kırk yıl önceki bir gazete manşeti (10 Mayıs 2012 - Perşembe)
Darende Şairleri Antolojisi (04 Nisan 2012 - Çarşamba)
50 yıllık proje (02 Mart 2012 - Cuma)
Yeşili getiren kişi (07 Şubat 2012 - Salı)
Darendeli Hasan Rıza Paşa (07 Ocak 2012 - Cumartesi)
Tevazulu Bir İnsan Uzun Hacı (02 Aralık 2011 - Cuma)
50 yıl önce Darende’deki Öğretmenler (02 Kasım 2011 - Çarşamba)
Zaferi müjdeleyen kahraman gazilerimiz (01 Eylül 2011 - Perşembe)
Şerh Yarışması Hakkında ne dediler (02 Ağustos 2011 - Salı)
İlim ehlinin Darende izlenimleri (05 Temmuz 2011 - Salı)
Şeyh Hamid-i Veli Hazretlerinin Onbir tavsiyesi (09 Haziran 2011 - Perşembe)
İrfani Abdullah Darendevi (07 Mayıs 2011 - Cumartesi)
Halid-i Yekta Efendi (05 Şubat 2011 - Cumartesi)
Darendeli Hacı Mahmud Efendi (11 Ocak 2011 - Salı)
Bir Darende sevdalısı Hasan Ali Göksoy (04 Aralık 2010 - Cumartesi)
Devlet Arşivlerinden Belgelerle Darende (06 Kasım 2010 - Cumartesi)
Devlet Arşivlerinde Darende Halkevi (02 Eylül 2010 - Perşembe)
Sağ elin sol elden gizlediği (04 Ağustos 2010 - Çarşamba)
Sempozyum Tebliğlerinden Özetler (03 Temmuz 2010 - Cumartesi)
İlim Adamları Hulusi Efendi’yi anlatıyor (07 Haziran 2010 - Pazartesi)
Devlet Arşivlerinde DARENDE (06 Mayıs 2010 - Perşembe)
Yakınlarının Diliyle: HACI VALİDE (04 Nisan 2010 - Pazar)
Memleket için büyük hizmetler yaptı (02 Ocak 2010 - Cumartesi)
Darendeli İki Alim (05 Aralık 2009 - Cumartesi)
İhramcızade Sempozyumu (03 Kasım 2009 - Salı)
Çeşmeler ve Sulama Kanalları (15 Ekim 2009 - Perşembe)
Cömertlikte yarış (04 Eylül 2009 - Cuma)
Hazeynce (15 Ağustos 2009 - Cumartesi)
Kıbrıs barış harekatı... (21 Temmuz 2009 - Salı)
Mecruh`nin şiirlerinde Peygamber sevgisi (09 Mayıs 2009 - Cumartesi)
Yemenicilik ve kunduracılık (13 Nisan 2009 - Pazartesi)
Bolu Gerede’de Darendeli İbilli Ailesi / (11 Mart 2009 - Çarşamba)
Somuncu Baba Dergisi’nin 100. sayısı (05 Şubat 2009 - Perşembe)
Mektuplar ve Hatıralarla Bedrettin Ateş (17 Ocak 2009 - Cumartesi)
Define meraklılarına (20 Aralık 2008 - Cumartesi)
Hacı Ömer Aydoğan ile röportaj (15 Kasım 2008 - Cumartesi)
Helvacılık (20 Aralık 2007 - Perşembe)
Sayfa:
DOLAR
5.3710
EURO
6.0755
Malatya için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:53 07:35 12:39 15:08 17:26 18:55
Malatya
14 Aralık 2018 Cuma
Bugün
Parçalı bulutlu
7 °C
0 °C
Cumartesi
Bulutlu
7 °C
0 °C
Pazar
Fırtına
8 °C
3 °C
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Musibetin sevabına talip olmaklığın, musibeti çekmekte iken de varsa, zahidsin.

Hz. Muhammed