Halid-i Yekta Efendi
Tarih: 5.2.2011 00:00:00 / 1638okunma / 0yorum
Musa Tektaş

Beyazıt Medresesi Dersiâmlarından Halid-i Yekta Efendi

 

Darendeli âlimlerden Şeyh Hamid-i Veli Hazretlerinin neslinden yetişen, önemli şahsiyetlerden biri de Beyazıt Medresesi Dersiâmlarından Halid-i Yekta Efendi’dir.

8 Haziran 1910 tarihinde Meşihat Dairesine verdiği sicil tezkiresindeki sorulara yazdığı cevapları röportaj tekniğine uygun olarak günümüz Türkçesine aktararak sizlerle birlikte okuyalım:

 

İsim mahlas veya künyenizle babanızın ismi nedir? Babanız memur ise hangi görevde bulunmuştur, rütbesi nedir, bilinen kimselerden iseniz hangi sülaleye mensupsunuz ve aile şöhretiniz nedir?

İsmim Halid, mahlasım Yekta’dır. Babamın adı Muhammed, mahlası Nuri Bey’dir. Şöhretimiz Şeyhzade olup babam mahlası ile ben de ismim ile anılırız. Babam memur olup, son memuriyeti Darende İlçesi tahsildarlığıdır. Rütbesi yoktur. Memleketi Sivas vilayetinin Darende ilçesidir. Validem Hatice Hanım hayattadır. Ve tabiiyyeti Devlet-i Aliyyye-i Osmanî’dir. Peygamberimizin neslinden Darende ilçesinde medfun bulunan Şeyh Hamid-i Veli Hazretlerinin sülalesindendir.

 

Hangi tarihte nerede dünyaya geldiniz? 

Doğum yerim Darende İlçesi Sıragoz Mahallesidir. 1283 hicri,  1866 miladi yılında dünyaya gelmişim.

 

Hangi okullarda ders gördünüz, özel hocalardan hangi dersleri okudunuz, yabancı dillerde konuşup yazabiliyor musunuz? Telif eseriniz var ise hangi konulardadır. Resmi evrak niteliğinde diplomanız, icazetnameniz var mıdır? Her hangi bir memuriyette bulundunuz mu?

Öncelikle Darende İlçesinde ibtida-i mektebini bitirdikten sonra, iki sene kadar Darende Rüşdiyesinde tahsil gördüm. Sonra Darende’ye bağlı Aşudu Köyünde yaşayan âlimlerden Müftü Ömer Şemi Efendi’den Arapça ilimlerin sarf ve nahiv kısımlarını okudum. Ondan sonra, Şeyh Hamid-i Veli Medresesinde el-Hac Mahmud Efendi’den şerh-i akaide kadar tahsil ettikten sonra, yaklaşık 1895 senesi başlarında Sivas’a geldim. Orada Paşabostanı Medresesinde bir buçuk sene kadar da ilim tahsil ettikten sonra, İstanbul’a gelip, Beyazidiyye Medresesi dersiâmlarından, Samsun Vilayetinin Çarşamba ilçesinden Faziletli Hacı Ahmed Efendi’nin ders halkasına devam ettim.   1899 yılının Ekim ayında icazet almaya muvaffak oldum. Türkçe konuşur ve yazarım.  Arapça’ya da yeterli derecede aşinayım. Bir eser ve telifatım yoktur. Hiçbir şekilde resmî memuriyet görevi talebinde bulunmadım.

 

Devlet hizmetinde görevli olarak kaç yaşına kadar hangi hizmetlerde bulundunuz, bu esnada maaş, harcırah veya aidat olarak ne aldınız, hangi rütbe ve nişanlarla taltif edildiniz, hangi devlet adamının yakın hizmetinde, hangi tarihler arasında bulundunuz, yabancı milletler tarafından verilen bir nişan var mıdır?

25 Mayıs 1902 tarihinde Ruhsatname Ruus imtihanını kazandığımdan 1905 yılının Mart ayında müderris olarak göreve başladım. 1909 yılının Nisan ayında Ruusu Hamayun ünvanını aldım. 1905 yılından itibaren 95 kuruş maaş tayin olup maaşım 1907 yılında 99 kuruş 30 para ilavesiyle 194 kuruş 30 paraya yükseldi. 1909 yılında 44 kuruş 30 para daha zam ile maaşım 239,5 kuruşa ulaştı. 1909 yılının sonlarına doğru tasdik ile maaşım 500 kuruşa ulaşmıştır. Başka bir yerden gelirim yoktur.

 

Görevden ayrılmış ise gerçek sebebi nedir, hakkınızda şikâyet, mahkeme kararı ve aldığınız bir ceza var mıdır? Güvenilirlik evrakınız var mıdır? Resmî evrak niteliğinde ferman, berat, icazetname, vesika sureti veya asıllarını sunabilir misiniz?

Derse, başladığım günden itibaren devam ettim, herhangi bir ara vermedim. Şimdiye kadar hiç bir kimseyle davam ve mahkemem olmadı, hakkımda da şikâyet vaki olmamıştır.

 

Halid-i Yekta Efendi; 13 Kasım 1918’de Beyezid Camii Dersiamlığını da birlikte yürütmek üzere İaşe Nezareti İaşe Şubesi memuriyetine tayin edilir. 12 Nisan 1919’da 1750 kuruş maaşla Daru’l-Hilafeti’l-Aliyye Medresesi Medaris Müfettiş Muavinliği görevine tayin olunur. 14 Nisan 1335’de adı geçen görevine başlar. 22 Temmuz 1336’da Medaris Müfettiş Muavinliğinden ayrılır ve Sahn Medresesi Mantık Müderrisliğine nakil ve tayin edilir. 01.08.1922 tarihinde mecburi izne sevk edilerek görevinden ayrılır.

01.11.1922’de, TBMM hükümetinin İstanbul’da tesisi üzerine, resmî kurumların ilgasından dolayı müderrislikten ayrılmış olduğu yukarıdaki tarihten itibaren geçerli olmak üzere dersiamlık ücreti maaşa dönüştürülür.

Hanımının maaş bağlanması isteğine ilişkin dilekçesinin ekinde bulunan bir ilmühaberden 3 Temmuz 1929’da vefat ettiği bilinmektedir. Kabri Şeyh Hamid-i Veli Camii haziresindedir. Mezar kitabesinin üzerinde;

“Hüve’l-Hayyu’l-Bâkî

Bekâya eyledi rıhlet,

Cennet oldı rûhuna me’vâ

Nûri Beyzâde el-Merhûm,

Müderris Hâlid-i Yektâ

Rûhıçün el-Fâtiha

1348 (1929)” kaydı bulunmaktadır.

Ölümünden sonra ailesine yapılacak maaş ve sair ödeme meseleleri nedeniyle, ilk Diyanet İşleri Reisi Rifat Efendi tarafından, 07.04.1930’da İstanbul Müftülüğü’ne bildirilen bir tezkirede Halid-i Yekta adına 1929 yılı Temmuz ayının sonuna kadar maaşının tamamen alınmış olduğu bildirilmiş, Halid-i Yekta Efendi’nin Hanımına maaş tahsis edildiği bildirilmiştir.  (Geniş Bilgi İçin Bkz: Darende Tarihi. s. )

 

H. Hulusi Ateş Şeyhzadeoğlu Özel Arşivindeki M. Esat Işık’ın mektubunda Halid-i Yekta ile ilgili şu bilgiler verilmektedir:

“Seyyid Efendi ve Hâlid Efendi bizim ders arkadaşımızdı.  Merhûm müftü Hacı Mahmud Efendi’den ilim tahsil ederdik. Bunlar icâzet aldıktan sonra İstanbul’a gittiler.

Hâlid Efendi 928 (1928) tarihinde me`zûnen Darende’ye geldi. Şeker hastalığına yakalanmıştı. Bir sene sonra Darende’de vefat etmiştir.”

Halid-i Yekta Efendi ile ilgili bilgileri verdikten sonra, TDV İslam Ansiklopedisindeki “Beyazıt Medresesi” ve “Dersiâm” maddelerinden birkaç satır özet okuyalım:

 

Beyazıt Medresesi:

 Beyazıt Külliyesi`nin medresesi caminin uzağına bağımsız bir bina halinde yerleştirilmiştir. Vakfiyelerde adı geçmediğinden ve 7 Muharrem 912 (30 Mayıs 1506) tarihli bir belgeden, medresenin yapımına cami inşaatı bittikten sonra başlandığı, mimarının Yusuf b. Papas, bina emininin Solakoğlu Ali, kâtibinin de Hacı Ali olduğu öğrenilmektedir. Her üçüne de 1913`te (1507) çeşitli hediyeler ihsan edildiğine göre inşaat bu tarihte bitmiş olmalıdır. 1509`daki zelzelede büyük ölçüde zarar görmüş ve hatta tamamen yıkılmıştır. Fakat felâketin hemen arkasından tamir edilmiş ve şehrin en önemli medreselerinden biri haline gelmiştir. Genellikle şeyhülislâmların ders verdikleri bu medresede Zenbilli Ali Efendi, İbn Kemal gibi meşhur zatlar hocalık yapmışlardır. Medresenin çok bakımsız durumda olması yüzünden 1911 ve 1915`te raporlar yazılmış, ancak 1940`lı yıllarda büyük ölçüde tamir görerek 1943`te Belediye Şehir Kütüphanesi yapılmıştır. Kırk yıl bu şekilde hizmet ettikten sonra Belediye Kütüphanesi buradan çıkmış ve medrese günümüzde Vakıflar Hat Sanatları Müzesi olmuştur.

(TDV İslam Ansiklopedisi, C:6, s. 48.)

 

Dersiâm:

Medreselerde öğrencilere, camilerde halka açık ders verme yetkisine sahip müderris için kullanılan unvan.

"Umuma, halka açık ders" anlamına gelen dersiâm tabirinin ilk olarak ne zaman ortaya çıktığı bilinmemekle birlikte XVI. yüzyıla ait kaynaklarda buna rastlanması daha önce de kullanıldığını gösterir. Bu tabirin halka açık dersler veren müderrisin unvanı olması ise muhtemelen XVII. yüzyılda gerçekleşmiştir.

XVIII. yüzyıl cami ve medrese vakıflarında dersiam cihet`lerine daha sık yer verildiği görülmektedir. Ayrıca buralara yapılan dersiam tayinlerine dair şer`iyye sicillerinde de kayıtlar vardır.

Dersiam olabilmek için medreseden mezun olup icazet aldıktan sonra bir imtihana daha girmek gerekiyordu. Bu şekilde halka açık ders verme yetkisi alan müderrisler halk arasında oldukça etkili oluyorlardı.

XIX. yüzyılın ikinci yarısında dersiâmlık unvanının verilmesi için açılan imtihanla ilgili yeni kurallar getirildi. Bu dönemde dersiâmlık imtihanları, ders vekilinin başkanlığında tanınmış ulemâdan oluşan bir heyet tarafından yapılmaktaydı. Dersiâmlık unvanına sahip müderrislere hâriç, dâhil vb. medrese dereceleri padişah iradesiyle verilebilmekteydi.

Dersiâmlık görevi, genellikle İstanbul`da başta Fatih olmak üzere Süleymaniye ve Beyazıt gibi büyük camilere nispet edilerek dersiâmlar "Fatih dersiamlarından, Beyazıt dersiamlarından" şeklinde anılmıştır. Dersiamlar cami derslerini umumiyetle sabah namazı ile öğle namazı arasında verirler, halka açık olan bu derslere her kesimden birçok kimse katılırdı. Cumhuriyet`in ilk yıllarına ait Diyanet teşkilâtında dersiâmlara da yer verilmiş, özellikle taşra teşkilâtında dersiamlar müftü ve müftü müsevvidinden sonra üçüncü sırayı almıştır. Bu unvana sahip olanlara devlet bütçesinden müftülükler kanalıyla "dersiâm cedveli"nden maaş tahsis edilmiş ve unvanlarını hayatta oldukları sürece kullanabilmişlerdir. ( TDV İslam Ansiklopedisi, C:9, s. 185.)

 

Fotoğrafları için tıklayın

 http://www.darendehaber.com/gallery_photo.php?pg_id=151

 

Anahtar Kelimeler:
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Irmaklı Köyü (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Hacı Gözütok ile röportaj (12 Nisan 2018 - Perşembe)
GAZİ TÜRKYILMAZ İLE RÖPORTAJ - 2 (06 Mart 2018 - Salı)
GAZİ TÜRKYILMAZ İLE RÖPÖRTAJ (04 Şubat 2018 - Pazar)
Kamil Akgül Röportaj-3 (02 Ocak 2018 - Salı)
Kamil Akgül Röportaj-2 (02 Aralık 2017 - Cumartesi)
KAMİL AKGÜL İLE RÖPORTAJ-1 (19 Kasım 2017 - Pazar)
NECDET KIRCEYLAN İLE RÖPÖRTAJ –II (18 Eylül 2017 - Pazartesi)
NECDET KIRCEYLAN İLE RÖPÖRTAJ-1 (12 Ağustos 2017 - Cumartesi)
ÖMER FARUK TAŞKIN İLE RÖPORTAJ-2 (06 Haziran 2017 - Salı)
ÖMER FARUK TAŞKIN İLE RÖPORTAJ (06 Nisan 2017 - Perşembe)
ILICA ZİYARETİ VE HATIRALAR (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
PROF. DR. KEMAL DİNÇER İLE RÖPORTAJ (19 Ocak 2017 - Perşembe)
Günerliden Yankılanan Hoş Sada (28 Aralık 2016 - Çarşamba)
Atmalı Yöresinden Selam Var (14 Kasım 2016 - Pazartesi)
Dr. Sadık Özen ile röportaj (05 Ağustos 2016 - Cuma)
Memduh Önal ile röportaj 2 (25 Temmuz 2016 - Pazartesi)
Memduh Önal ile röportaj (09 Haziran 2016 - Perşembe)
Vahap Sönmezler ile röpörtaj (06 Mayıs 2016 - Cuma)
Bir muhabbet ve hizmet ehli: Osman Parlak (03 Şubat 2016 - Çarşamba)
Mehmet Arif Toprak ile Röportaj (01 Ocak 2016 - Cuma)
“Hacı Piroğlu” Hacı Hamza Çokyaşar (09 Kasım 2015 - Pazartesi)
Mengelisli Kara Mustafa Dayı (15 Ekim 2015 - Perşembe)
Gürünlü Hacı Hüsnü Dayı (02 Eylül 2015 - Çarşamba)
Hakkında ne dediler? (03 Ağustos 2015 - Pazartesi)
Hulusi Efendi Çok Büyük Bir İnsandır (03 Haziran 2015 - Çarşamba)
Hacı Hasan Akyol Efendi (03 Mart 2015 - Salı)
Gerçekleşen Sözler (06 Kasım 2014 - Perşembe)
Unutulmaz Hatıralar (03 Ekim 2014 - Cuma)
Darendeli Esnaflar Anlatıyor-3 (09 Ağustos 2014 - Cumartesi)
Darendeli Esnaflar Anlatıyor - 2 (12 Temmuz 2014 - Cumartesi)
Darendeli Esnaflar Anlatıyor (09 Haziran 2014 - Pazartesi)
Yazıköylüler Anlatıyıor (19 Mayıs 2014 - Pazartesi)
Maraşın Kurtuluşunda Darendeliler (10 Şubat 2014 - Pazartesi)
Hulusi Efendi (k.s.) ve Cami Kitabeleri (03 Ekim 2013 - Perşembe)
Malatya kitaplığında DARENDE (04 Eylül 2013 - Çarşamba)
Gönüllerin bayramı (06 Ağustos 2013 - Salı)
Evrensel görüşleriyle bir lider Hulusi Efendi (08 Mayıs 2013 - Çarşamba)
Herkesin sevdiği ve saydığı gönül sultanı (06 Şubat 2013 - Çarşamba)
Kalkınmanın umudu Hulusi Efendi (k.s.) (07 Aralık 2012 - Cuma)
Hulusi Efendi (k.s) ve Hac hatıraları (09 Kasım 2012 - Cuma)
Aşık Mevlüt’ün ardından (03 Ekim 2012 - Çarşamba)
Eğitim hayırseveri Hulusi Efendi (k.s) (06 Eylül 2012 - Perşembe)
Hulusi Efendi’nin sağlık hizmetleri (04 Ağustos 2012 - Cumartesi)
Yirminci Asrın Filozofu (11 Temmuz 2012 - Çarşamba)
50 yıldır okunan bir eser (02 Haziran 2012 - Cumartesi)
Kırk yıl önceki bir gazete manşeti (10 Mayıs 2012 - Perşembe)
Darende Şairleri Antolojisi (04 Nisan 2012 - Çarşamba)
50 yıllık proje (02 Mart 2012 - Cuma)
Yeşili getiren kişi (07 Şubat 2012 - Salı)
Darendeli Hasan Rıza Paşa (07 Ocak 2012 - Cumartesi)
Tevazulu Bir İnsan Uzun Hacı (02 Aralık 2011 - Cuma)
50 yıl önce Darende’deki Öğretmenler (02 Kasım 2011 - Çarşamba)
Zaferi müjdeleyen kahraman gazilerimiz (01 Eylül 2011 - Perşembe)
Şerh Yarışması Hakkında ne dediler (02 Ağustos 2011 - Salı)
İlim ehlinin Darende izlenimleri (05 Temmuz 2011 - Salı)
Şeyh Hamid-i Veli Hazretlerinin Onbir tavsiyesi (09 Haziran 2011 - Perşembe)
İrfani Abdullah Darendevi (07 Mayıs 2011 - Cumartesi)
Darendeli Hacı Mahmud Efendi (11 Ocak 2011 - Salı)
Bir Darende sevdalısı Hasan Ali Göksoy (04 Aralık 2010 - Cumartesi)
Devlet Arşivlerinden Belgelerle Darende (06 Kasım 2010 - Cumartesi)
Devlet Arşivlerinde Darende Halkevi (02 Eylül 2010 - Perşembe)
Sağ elin sol elden gizlediği (04 Ağustos 2010 - Çarşamba)
Sempozyum Tebliğlerinden Özetler (03 Temmuz 2010 - Cumartesi)
İlim Adamları Hulusi Efendi’yi anlatıyor (07 Haziran 2010 - Pazartesi)
Devlet Arşivlerinde DARENDE (06 Mayıs 2010 - Perşembe)
Yakınlarının Diliyle: HACI VALİDE (04 Nisan 2010 - Pazar)
Memleket için büyük hizmetler yaptı (02 Ocak 2010 - Cumartesi)
Darendeli İki Alim (05 Aralık 2009 - Cumartesi)
İhramcızade Sempozyumu (03 Kasım 2009 - Salı)
Çeşmeler ve Sulama Kanalları (15 Ekim 2009 - Perşembe)
Cömertlikte yarış (04 Eylül 2009 - Cuma)
Hazeynce (15 Ağustos 2009 - Cumartesi)
Kıbrıs barış harekatı... (21 Temmuz 2009 - Salı)
Mecruh`nin şiirlerinde Peygamber sevgisi (09 Mayıs 2009 - Cumartesi)
Yemenicilik ve kunduracılık (13 Nisan 2009 - Pazartesi)
Bolu Gerede’de Darendeli İbilli Ailesi / (11 Mart 2009 - Çarşamba)
Somuncu Baba Dergisi’nin 100. sayısı (05 Şubat 2009 - Perşembe)
Mektuplar ve Hatıralarla Bedrettin Ateş (17 Ocak 2009 - Cumartesi)
Define meraklılarına (20 Aralık 2008 - Cumartesi)
Hacı Ömer Aydoğan ile röportaj (15 Kasım 2008 - Cumartesi)
Helvacılık (20 Aralık 2007 - Perşembe)
Sayfa:
DOLAR
6.2287
EURO
7.3234
Malatya için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:53 07:35 12:39 15:08 17:26 18:55
Malatya
25 Eylül 2018 Salı
Bugün
Güneşli
30 °C
12 °C
Çarşamba
Güneşli
29 °C
13 °C
Perşembe
Güneşli
28 °C
12 °C
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Köpeklerin dudakları değdi diye deniz kirlenmez…

Mevlana