Yıl geçer gönül geçmez
Tarih: 11.1.2011 00:00:00 / 1032okunma / 0yorum
Cemil Gülseren

“Geçen yılı yâd edip üzülme sen…” dediniz mi hiç sevdiğinize? Yıl gider ‘bıldır’ olur. (Bıldır; halk ağzında ‘geçen sene’ anlamındadır) Gelecek geldi, ileri yaklaştı, geri uzaklaştı, dost da düşmana karıştı. Sana bir ihtimal kaldı. O da herkese göre farklı. Ne dersiniz? Siz neyi seçtiyseniz onu görürsünüz. Ne üzülün ne de içinizi karartın. Niyetim bu değildi zaten. Yıl sonu ile yıl başı arasındaki fark sadece bir dakika. Dedik ya yıl gider gönül geçmez. Sen gönlünü diri tut. Can elbet geldiği yere dönecektir. Toprak mı cana kavuşur, can mı toprağa? Orası karma karışık. Kardeş Çuvaş Türklerinin bir sözüdür: “Uzak düşün, yakın yaşa.”

Siz sıkı sıkıya sarılın. Hayata sarılın, birbirinize sarılın, inandığınıza sarılın, sevdiklerinize sarılın. Yavruna, yârine sarıldığın gibi hem de… Yeter ki sarılacak kimsen olsun. İnanan tutunur; tutunan yıkılmaz. Ha gayret. Bu da dindaş Arapların sözüdür: “İleri yakındır.”

Yazdıklarım karamsarlıktan değil. Dürüst olmak gerekirse; söylenilmesi gereken esas konuları söylemekten hep kaçar olduk. Hep korktuk, çekindik. Kimi zamanlar baskılandık. Aman ne derler, aman bir laf gelmesin en önemlisi de ‘Bize ne, boş ver, sen testini doldurmana bak.’ anlayışı. İşte şu veya bu bahanelerle sonuçta gerçeğin etrafında dolaşırız lâkin hakikati söylemeyiz. Fincancı katırları ürkmesin. Her bilinen yazılıyor mu? Hep yutkunuyorsun. Aman sen de boşlarla uğraşma, şunlarla dolaşma, deliye dalaşma, ona buna sataşma. Günü kurtar, yeter. Onlar da seni bitirir, erozyona uğratır sonra bir kenara fırlatıp atar. Bomboş bir adamsın artık. Bomboş.

Deveyi bile konuşturmuşuz biz. Sormuşlar deveye; “İnişi mi seversin, yokuşu mu…?”

“-Düze kıran mı girdi?” demiş deve de. Haydin hep beraber düze inelim. Buyurun:

 

Yılın pişmanı:

“Boyuna düşmedik kaftan eskir sürünü sürünü

                         Yerine düşmedik gelin gider yerini yerini”

 

Yılın yollaması:

Aşık gider; sazı kalır / Güzel gider; nazı kalır

                          Çoğu gider, azı kalır / Sözü biter, yazı kalır.

 

Yılın haberleri:

Grizu yine can aldı. Maganda yine can yaktı. Tuzla’da yine bir can kaybı. Trafik canavarı tatil yapmadı. Terör can almaya devam ediyor. Kene can alıyor. Çığ düştü, baraj taştı, yağmur yağdı, şimşek çaktı, seller aktı, bilmem nerenin canavarı dehşet saçtı, diziler coştu, siyasiler haddi aştı…Hangisi yalan?...

 

Yılın tuhaflığı:

Alkışlarla uğurlanan ölünüz varsa ve dahi ünlü ise,- aykırı ise bir de üstelik- odur işte. Herkes kendi aklını beğenir. Ondandır ki akla nazar değmezmiş. Benim aklımın ermediği ise alkışladıkları ne? Ölen mi , giden mi yoksa cenazeye gelen mi? Yoksa yoksa canı alan mı?...Allah’ım sen aklıma mukayyed ol.

 

Yılın deneği:

“Kurbağalar deprem paniği yarattı.”(Basından) Neymiş kurbağadan al haberi…

 

Yılın kılıbığı:

Muhabir soruyor:-Efendim sizi hiç hıçkırık tutar mı? –Eh arasıra

(Bir başkasına sorulur) : -Ya sizi, -Hayır. Beni yalnızca eşim tutar.

 

Yılın değil yılların sorusu:

Kim ya da kimler demiş, niçin yakıştırmışlar? Sorgular dururum. Haklılar mı acaba? Bize çok mu uyuyor? Bize, bizim milletimize lâyık görülen sıfat; “ETRAK-I BÎ-İDRAK” yani (Hafızasız Türkler)

Bizim ruhumuzda var uçmak. Çocukken balon uçururuz. Sonra havaya atıp tutarlar. Sonra da hep böyle atıp tutarız. Sevinçten uçarız, rüyada uçarız. Bir de hayra yorarız. Çok uçuk deyip birden uzaklaşırız. Yere çakılırız, uslanmayız. Sonra mı? Yine her şeyi unutur, unuttururlar. Bizi uyuturlar, dolandırırlar, meşgul ederler. İşe yaramaz hale gelene kadar sıkarlar. Hafızanı bir yoklasana. Onu yoksa cebinde mi arıyorsun hâlâ?.

Anahtar Kelimeler:
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Yakışır (01 Haziran 2018 - Cuma)
Nerede Kalmıştık? (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Dereden Tepeden (12 Nisan 2018 - Perşembe)
Ne kadar okur-yazarız? (06 Mart 2018 - Salı)
Herkes farkında (04 Şubat 2018 - Pazar)
İKİ SU BİR SÖZ (02 Ocak 2018 - Salı)
Bir Ara (02 Aralık 2017 - Cumartesi)
KAMÛS NÂMUSTUR YA DA… (19 Kasım 2017 - Pazar)
PARAM/PARÇA (19 Ekim 2017 - Perşembe)
DİP BUCAK (18 Eylül 2017 - Pazartesi)
Kaldı mı? (12 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Geldi Geçti Gitti (05 Temmuz 2017 - Çarşamba)
YOLUNUZ DÜŞERSE (06 Haziran 2017 - Salı)
BULUT ALTINDA (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
Seçme mi, saçma mı? (19 Ocak 2017 - Perşembe)
Atalar Söylemiş (28 Aralık 2016 - Çarşamba)
Kıymet Bilmek (14 Kasım 2016 - Pazartesi)
Havadan sudan (05 Ekim 2016 - Çarşamba)
Satılık değil (02 Eylül 2016 - Cuma)
HAK YERİNİ BULUR – er ya da geç (05 Ağustos 2016 - Cuma)
Önümüze çıkanlar (25 Temmuz 2016 - Pazartesi)
İşte Ecdad İşte Evlad (09 Haziran 2016 - Perşembe)
Karmakarışık (06 Mayıs 2016 - Cuma)
Vakti gelmişti (04 Nisan 2016 - Pazartesi)
Yeri de geldi zamanı da… (03 Şubat 2016 - Çarşamba)
Armudu Taşlamak (01 Ocak 2016 - Cuma)
Ama yetsin bu kadar! Yeter! (04 Aralık 2015 - Cuma)
Bir gün gelir (09 Kasım 2015 - Pazartesi)
Algı ve imaj denilince (15 Ekim 2015 - Perşembe)
Köşeli yazılar (02 Eylül 2015 - Çarşamba)
Şifa niyetine (03 Ağustos 2015 - Pazartesi)
Dinleyen arif gerek (07 Temmuz 2015 - Salı)
Örnek insan Osman Hulsi Efendiyi anarken (03 Haziran 2015 - Çarşamba)
Nereden nereye (04 Mayıs 2015 - Pazartesi)
Uzlukta buluşmak (06 Nisan 2015 - Pazartesi)
Hepsi bir (03 Mart 2015 - Salı)
Yok mu ortası? (06 Şubat 2015 - Cuma)
Neden Sonra?... (06 Ocak 2015 - Salı)
İşte bizim atmaca tutmacalarımız (10 Aralık 2014 - Çarşamba)
Sel önünden kütük kapmak (06 Kasım 2014 - Perşembe)
Tuzaklara uzak olmak (03 Ekim 2014 - Cuma)
BU KAÇINCI SONBAHAR? (09 Eylül 2014 - Salı)
Bağlanmak mı Bağımlılık mı? (09 Ağustos 2014 - Cumartesi)
RAMAZANDA YAŞAMAK (12 Temmuz 2014 - Cumartesi)
GÜN ZEVALE ERMEDEN (09 Haziran 2014 - Pazartesi)
Aynaya bakmak (15 Mayıs 2014 - Perşembe)
Seçimden sonra mı? (11 Nisan 2014 - Cuma)
Memleket havası (13 Mart 2014 - Perşembe)
Köşename (10 Şubat 2014 - Pazartesi)
Gelmez denilenler geçti bile (04 Ocak 2014 - Cumartesi)
Darendeli kitapçılar Marsa mı gitti? (06 Aralık 2013 - Cuma)
Yerelim mi yüceltelim mi? (08 Kasım 2013 - Cuma)
Tükenmişlik mi, doymazlık mı?... (03 Ekim 2013 - Perşembe)
Baştan aşağı (04 Eylül 2013 - Çarşamba)
Karman çorman (06 Ağustos 2013 - Salı)
Bizim boranı (08 Temmuz 2013 - Pazartesi)
Önce sevgi (12 Haziran 2013 - Çarşamba)
Kelam-ı kibarlar (08 Mayıs 2013 - Çarşamba)
Akıl insanlar denilince (05 Nisan 2013 - Cuma)
Balaban’ın evleri (13 Mart 2013 - Çarşamba)
Her an herşey olabilir (06 Şubat 2013 - Çarşamba)
Sini Daşlı (01 Ocak 2013 - Salı)
Bizim eller (07 Aralık 2012 - Cuma)
Bir zamanlar ne iyiydik (09 Kasım 2012 - Cuma)
Perdenin önü (03 Ekim 2012 - Çarşamba)
Nasıl varsın? (06 Eylül 2012 - Perşembe)
Ne yüzle? (04 Ağustos 2012 - Cumartesi)
Nereden nereye (11 Temmuz 2012 - Çarşamba)
Güzelliklerin örneği Hulusi Efendi (02 Haziran 2012 - Cumartesi)
Ölçü ille ölçü (10 Mayıs 2012 - Perşembe)
Dostun uzaklığı (04 Nisan 2012 - Çarşamba)
İçimizden birileri (02 Mart 2012 - Cuma)
Kim kiminle (07 Şubat 2012 - Salı)
Yenilenen sadece yıl mı? (07 Ocak 2012 - Cumartesi)
Şehirlerin insanları (02 Aralık 2011 - Cuma)
Atma gardaş men yareliyem (02 Kasım 2011 - Çarşamba)
Kitap kabı (06 Ekim 2011 - Perşembe)
Bayram bu Bayram (01 Eylül 2011 - Perşembe)
Bir ün geldi kulağıma (02 Ağustos 2011 - Salı)
Yanımızdakiler (05 Temmuz 2011 - Salı)
Şimdi değil de ne zaman ? (09 Haziran 2011 - Perşembe)
Ömür dedikleri bir rüya (07 Mayıs 2011 - Cumartesi)
Çerçi yükün ne tutar? (25 Mart 2011 - Cuma)
Çerçi yükün ne tutar? (25 Mart 2011 - Cuma)
Karac(a)oğlan’ın kaplanı (06 Mart 2011 - Pazar)
Kim ne bilir? (05 Şubat 2011 - Cumartesi)
Mümkün mü? (04 Aralık 2010 - Cumartesi)
Bir öğretmen (06 Kasım 2010 - Cumartesi)
Böğürtlenin dikeni (05 Ekim 2010 - Salı)
Türklerde ordu-millet geleneği (02 Eylül 2010 - Perşembe)
Hangi saatlerdesiniz? (04 Ağustos 2010 - Çarşamba)
Sular seller gibi (03 Temmuz 2010 - Cumartesi)
Güller vadisinin nadide gülü; (04 Haziran 2010 - Cuma)
Külbastıdan gülbastıya (06 Mayıs 2010 - Perşembe)
Gizliden gizliye (04 Mart 2010 - Perşembe)
Taşlama (02 Ocak 2010 - Cumartesi)
Söz sahiplerinin gözdeleri (05 Aralık 2009 - Cumartesi)
Bu da geçer yahu! (03 Kasım 2009 - Salı)
Üfürükten teyyare (15 Ekim 2009 - Perşembe)
Ne olur ne olmaz (04 Eylül 2009 - Cuma)
Gülmekle gül olmak (15 Ağustos 2009 - Cumartesi)
Derya bilmez mahiler (21 Temmuz 2009 - Salı)
20.yüzyılın Yunus’u (04 Haziran 2009 - Perşembe)
Ayakbastı’dan kolbastı’ya (09 Mayıs 2009 - Cumartesi)
Geçinmek (13 Nisan 2009 - Pazartesi)
Var mısın, yok musun? (11 Mart 2009 - Çarşamba)
Özürlü özürler (05 Şubat 2009 - Perşembe)
Hangi Mahalle (17 Ocak 2009 - Cumartesi)
Ben de açılıyorum (20 Aralık 2008 - Cumartesi)
Dilden dile (15 Kasım 2008 - Cumartesi)
Ayna var yüz yok (13 Ekim 2008 - Pazartesi)
Gönül ne der? (20 Aralık 2007 - Perşembe)
Sayfa:
DOLAR
4.6560
EURO
5.4274
Malatya için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:53 07:35 12:39 15:08 17:26 18:55
19 Temmuz 2018 Perşembe
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Eğer ilerlemek isterseni her yere atılma. Merhem ve mum gibi ol. Diken gibi olma…

Hacı Bektaşı Veli