Güller vadisinin nadide gülü;
Tarih: 4.6.2010 00:00:00 / 1271okunma / 0yorum
Cemil Gülseren

Güller vadisinin nadide gülü;

Es-Seyyid Şeyh Osman Hulûsi Efendi

 

Otuz Yapraklı Gül Şehri’nin Sevdalısı Dostlarım,

Sorarım size: Gülü bilmeyen var mı? Elbette “Yok” diyeceksiniz. Peki sevmeyen ya da görünce koklamadan geçemeyen… Yok, yok. O halde deyivereyim kardaşım;

Çekemezsen gülün nazını / Ne dikene dokun, ne gülü incit

Darendeli merhum Hanifi Hoca, Darende Tarihi ile ilgili notlarında bu şehre 2000 sene evvel Rumların “Tıryandafil” ismini verdiklerinden bahseder ki Türkçesi OTUZ YAPRAKLI GÜL ŞEHRİ demek imiş. Bu şehir en az 4000 yıllık bir şehir arkadaş. Şairin dediği gibi gitmesek de, gelmesek de… Sevsek de, sevmesek de bir sevdadır Darende. Sen sevmeyi bilmezsen yazık. Nedir senin çektiğin? Seninki yaşamak mı sanki?

 Bu şehirde yaşamak yahut bu şehri yaşamak gülle tanışmakla başlar. Burada gönüller ‘gül’dür. Gönül alırsın, gül satarsın. Çerçisinin bile sattığı gül esansıdır. Sıla seni yaktıkça, gönüllerde güller açtıkça bir gül kokusu yayılır gider. Gül yüzlü okumuşlar omuzlarında kitaplar satarlar. Yâdında hep memleket özlemi vardır. Eşin, yoldaşın, kardaşın yolunu gözler. Yârânın gülücükler saçar sen gelende. Sen gezginci esnaftın bir zamanlar. İl il dolaştın bilgilendin, ilgilendin. Kütüp hatmettin, tekellim nareledin. Döndün, gülümseyen gözlerle. Yedirdin, içirdin, ağırladın, azizledin. Gülen gözlerle büyüklerin ellerini öptün, hayır dualarını aldın, gönüllerini şen eyledin. Gönüller yaptın ise ahiretin de gülşen olsun kardaşım.

Şimdi gül devri

Bu şehrin insanları birbirleriyle, komşularıyla gül gibi geçinip gitmişler. Bu dediğimiz GÜL NESLİ yüzyıllardır sürüp gitmektedir. Güllerin Efendisi sende yetişmiş, gönüllerin efendisi sende mukim. Bu şehre, gül nesli şeref verir, anlam verir, değer katar. Müşerref olmak, anlamak, değer bilmek bize kalmıştır. Deniz, derya içindeki balık misal güller arasında gülü koklayamıyorsak, ne desek boş. Sen sende arabulamadığının izini. Güller vadisini keşfe çıkmamışsan sen ne ararsın boşuna?..

Bu şehrin insanları iyi huyludur, güleç yüzlüdür. Atadan dededen bize mirastır bu. Okumaya düşkün, yazmaya yatkındır. İçtiğine acı su karıştırmaz, içine acı ot çekmez öyle ki çift elle çalışıp tekele de vermez. Somuncu Baba Hazretlerinin “Açlıktan ölseler dahi şüpheli hiçbir şey yemesinler” tavsiyesini önemserler. Ağzından girenle çıkana dikkat eder. Helale haram katmaz. Katarsa bilir ki o yediği artık ağulu aştır. Olur ya gül mevsiminde gül açamayanlar bari gölge etmeseler. Sözün özü aziz dost şöyledir: “Aktarla konuşan gülyağı, kasapla konuşan iç yağı kokar.”

Bir Soru: - Gülü koklamak için önce sevmek gerek. Peki sevmek için ne yapmak lâzım?

Cevap: - Önce gül bahçesine gitmek/girmek icap eder.

Otuz Yapraklı Gül Şehri’nin nadide güllerinden Es-Seyyid Şeyh Osman Hulûsi ATEŞ’in ebedi gülşene gidişinin 20. yıldönümünde KARDEŞLİK AÇILIMINI “Gönül”le başlatıp, gönülle taçlandıran Osman Hulûsi Efendi’yi rahmet ve şükranla anıyoruz. Söz onun sözüdür efendim:

“Sözlerin ağyârı derse söz mü yâ

Gözlerin ağyârı görse göz mü yâ

Sözlerin ağyârı derse söz deme

Gözlerin ağyârı görse göz deme

Bülbül isen kadrini bildin gülün

Gül isen ma’şukusun her bülbülün

(Divân-ı Hulûsi-î Darendevî.s.241.)

 

GÖNÜL DOSTLARINA

“Dostlar güle güle kalsınlar biz gidelim bekâya doğru

Gelirsin kervânın ile bir gün bizi bulamazsın.

(Divan, s.428)

Siz de “Biz” olmadan önce ne yapardınız? Ne yaparsınız? Hepimiz O’na gidiyoruz. Öyle ya işte Asrın Yunusu Hulûsi Efendinin cevabı içinde olan tesbiti:

“Bir gün gelir bu âlem-i hayat âlem-i hayâl olur

Dehrin nesi varsa cümle pâymal olur

Her demi zevk ile geçen eyyâmın

Âhir encâmı firkat ü melâl olur.” (Divan, s.342)

“Er geç bir gün bu cem’iyyet-i âlem dağılır

 Yâr ile sürdüceğin dem içdiğin bâde kalır.” (Divan ,s.80)

Var mı bunun ötesi berisi?...

Anahtar Kelimeler:
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Yakışır (01 Haziran 2018 - Cuma)
Nerede Kalmıştık? (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Dereden Tepeden (12 Nisan 2018 - Perşembe)
Ne kadar okur-yazarız? (06 Mart 2018 - Salı)
Herkes farkında (04 Şubat 2018 - Pazar)
İKİ SU BİR SÖZ (02 Ocak 2018 - Salı)
Bir Ara (02 Aralık 2017 - Cumartesi)
KAMÛS NÂMUSTUR YA DA… (19 Kasım 2017 - Pazar)
PARAM/PARÇA (19 Ekim 2017 - Perşembe)
DİP BUCAK (18 Eylül 2017 - Pazartesi)
Kaldı mı? (12 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Geldi Geçti Gitti (05 Temmuz 2017 - Çarşamba)
YOLUNUZ DÜŞERSE (06 Haziran 2017 - Salı)
BULUT ALTINDA (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
Seçme mi, saçma mı? (19 Ocak 2017 - Perşembe)
Atalar Söylemiş (28 Aralık 2016 - Çarşamba)
Kıymet Bilmek (14 Kasım 2016 - Pazartesi)
Havadan sudan (05 Ekim 2016 - Çarşamba)
Satılık değil (02 Eylül 2016 - Cuma)
HAK YERİNİ BULUR – er ya da geç (05 Ağustos 2016 - Cuma)
Önümüze çıkanlar (25 Temmuz 2016 - Pazartesi)
İşte Ecdad İşte Evlad (09 Haziran 2016 - Perşembe)
Karmakarışık (06 Mayıs 2016 - Cuma)
Vakti gelmişti (04 Nisan 2016 - Pazartesi)
Yeri de geldi zamanı da… (03 Şubat 2016 - Çarşamba)
Armudu Taşlamak (01 Ocak 2016 - Cuma)
Ama yetsin bu kadar! Yeter! (04 Aralık 2015 - Cuma)
Bir gün gelir (09 Kasım 2015 - Pazartesi)
Algı ve imaj denilince (15 Ekim 2015 - Perşembe)
Köşeli yazılar (02 Eylül 2015 - Çarşamba)
Şifa niyetine (03 Ağustos 2015 - Pazartesi)
Dinleyen arif gerek (07 Temmuz 2015 - Salı)
Örnek insan Osman Hulsi Efendiyi anarken (03 Haziran 2015 - Çarşamba)
Nereden nereye (04 Mayıs 2015 - Pazartesi)
Uzlukta buluşmak (06 Nisan 2015 - Pazartesi)
Hepsi bir (03 Mart 2015 - Salı)
Yok mu ortası? (06 Şubat 2015 - Cuma)
Neden Sonra?... (06 Ocak 2015 - Salı)
İşte bizim atmaca tutmacalarımız (10 Aralık 2014 - Çarşamba)
Sel önünden kütük kapmak (06 Kasım 2014 - Perşembe)
Tuzaklara uzak olmak (03 Ekim 2014 - Cuma)
BU KAÇINCI SONBAHAR? (09 Eylül 2014 - Salı)
Bağlanmak mı Bağımlılık mı? (09 Ağustos 2014 - Cumartesi)
RAMAZANDA YAŞAMAK (12 Temmuz 2014 - Cumartesi)
GÜN ZEVALE ERMEDEN (09 Haziran 2014 - Pazartesi)
Aynaya bakmak (15 Mayıs 2014 - Perşembe)
Seçimden sonra mı? (11 Nisan 2014 - Cuma)
Memleket havası (13 Mart 2014 - Perşembe)
Köşename (10 Şubat 2014 - Pazartesi)
Gelmez denilenler geçti bile (04 Ocak 2014 - Cumartesi)
Darendeli kitapçılar Marsa mı gitti? (06 Aralık 2013 - Cuma)
Yerelim mi yüceltelim mi? (08 Kasım 2013 - Cuma)
Tükenmişlik mi, doymazlık mı?... (03 Ekim 2013 - Perşembe)
Baştan aşağı (04 Eylül 2013 - Çarşamba)
Karman çorman (06 Ağustos 2013 - Salı)
Bizim boranı (08 Temmuz 2013 - Pazartesi)
Önce sevgi (12 Haziran 2013 - Çarşamba)
Kelam-ı kibarlar (08 Mayıs 2013 - Çarşamba)
Akıl insanlar denilince (05 Nisan 2013 - Cuma)
Balaban’ın evleri (13 Mart 2013 - Çarşamba)
Her an herşey olabilir (06 Şubat 2013 - Çarşamba)
Sini Daşlı (01 Ocak 2013 - Salı)
Bizim eller (07 Aralık 2012 - Cuma)
Bir zamanlar ne iyiydik (09 Kasım 2012 - Cuma)
Perdenin önü (03 Ekim 2012 - Çarşamba)
Nasıl varsın? (06 Eylül 2012 - Perşembe)
Ne yüzle? (04 Ağustos 2012 - Cumartesi)
Nereden nereye (11 Temmuz 2012 - Çarşamba)
Güzelliklerin örneği Hulusi Efendi (02 Haziran 2012 - Cumartesi)
Ölçü ille ölçü (10 Mayıs 2012 - Perşembe)
Dostun uzaklığı (04 Nisan 2012 - Çarşamba)
İçimizden birileri (02 Mart 2012 - Cuma)
Kim kiminle (07 Şubat 2012 - Salı)
Yenilenen sadece yıl mı? (07 Ocak 2012 - Cumartesi)
Şehirlerin insanları (02 Aralık 2011 - Cuma)
Atma gardaş men yareliyem (02 Kasım 2011 - Çarşamba)
Kitap kabı (06 Ekim 2011 - Perşembe)
Bayram bu Bayram (01 Eylül 2011 - Perşembe)
Bir ün geldi kulağıma (02 Ağustos 2011 - Salı)
Yanımızdakiler (05 Temmuz 2011 - Salı)
Şimdi değil de ne zaman ? (09 Haziran 2011 - Perşembe)
Ömür dedikleri bir rüya (07 Mayıs 2011 - Cumartesi)
Çerçi yükün ne tutar? (25 Mart 2011 - Cuma)
Çerçi yükün ne tutar? (25 Mart 2011 - Cuma)
Karac(a)oğlan’ın kaplanı (06 Mart 2011 - Pazar)
Kim ne bilir? (05 Şubat 2011 - Cumartesi)
Yıl geçer gönül geçmez (11 Ocak 2011 - Salı)
Mümkün mü? (04 Aralık 2010 - Cumartesi)
Bir öğretmen (06 Kasım 2010 - Cumartesi)
Böğürtlenin dikeni (05 Ekim 2010 - Salı)
Türklerde ordu-millet geleneği (02 Eylül 2010 - Perşembe)
Hangi saatlerdesiniz? (04 Ağustos 2010 - Çarşamba)
Sular seller gibi (03 Temmuz 2010 - Cumartesi)
Külbastıdan gülbastıya (06 Mayıs 2010 - Perşembe)
Gizliden gizliye (04 Mart 2010 - Perşembe)
Taşlama (02 Ocak 2010 - Cumartesi)
Söz sahiplerinin gözdeleri (05 Aralık 2009 - Cumartesi)
Bu da geçer yahu! (03 Kasım 2009 - Salı)
Üfürükten teyyare (15 Ekim 2009 - Perşembe)
Ne olur ne olmaz (04 Eylül 2009 - Cuma)
Gülmekle gül olmak (15 Ağustos 2009 - Cumartesi)
Derya bilmez mahiler (21 Temmuz 2009 - Salı)
20.yüzyılın Yunus’u (04 Haziran 2009 - Perşembe)
Ayakbastı’dan kolbastı’ya (09 Mayıs 2009 - Cumartesi)
Geçinmek (13 Nisan 2009 - Pazartesi)
Var mısın, yok musun? (11 Mart 2009 - Çarşamba)
Özürlü özürler (05 Şubat 2009 - Perşembe)
Hangi Mahalle (17 Ocak 2009 - Cumartesi)
Ben de açılıyorum (20 Aralık 2008 - Cumartesi)
Dilden dile (15 Kasım 2008 - Cumartesi)
Ayna var yüz yok (13 Ekim 2008 - Pazartesi)
Gönül ne der? (20 Aralık 2007 - Perşembe)
Sayfa:
DOLAR
4.6560
EURO
5.4274
Malatya için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:53 07:35 12:39 15:08 17:26 18:55
19 Temmuz 2018 Perşembe
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Bilimin bulunmadığı yer, suyu olmayan kentte benzer…

Hacı Bektaşı Veli