Cömertlikte yarış
Tarih: 4.9.2009 00:00:00 / 1000okunma / 0yorum
Musa Tektaş

Ramazan Ayında CÖMERTLİKTE YARIŞ

Cenab-ı Hakk`ın kerem ve ihsanının sonsuz olduğu Ramazan ayı, Peygamberimiz (s.a.v.)`in şefaatini uman Müslümanlar için cömertlikte yarış ayıdır. Onlar için Ramazan-ı Şerif;  Allah`ın kendilerine emanet olarak verdiği maldan fakir ve muhtaç durumda olanlara infak mevsimidir. Bu konuda Cenab-ı Hakk bir ayet-i celîlede şöyle buyurmaktadır:

"Onların mallarında (ihtiyacından dolayı) isteyen ve (iffeti istemesine engel olan) yoksulun hakkı vardır. "1 Bu ayet-i kerimede belirtildiği üzere İslâm, ihtiyaç sahibi ve güçsüzlere yardım elini uzatmayı malî durumu iyi olan Müslümanlara bir görev olarak vermiştir.

Her zaman yapmamız gereken Allah yolunda yapılan harcama işine Ramazan ayında sevab kat kat verilir. Ayrıca fakir, yoksul kişilere bu ayda yardım etmekle onların da Ramazan’ın bereket ve feyzinden daha çok istifade etmesini temin etmiş oluruz. İbni Abbas (r.a.) şöyle der: "Resûlullah (s.a.v.) halkın en cömerdi idi. En cömert olduğu zaman da Ramazan ayıydı ki bu ay Cibril (a.s) kendisine çok gelirdi. Cibril Ramazan’ın her gecesinde Resûlullah`a gelir kendisi ile Kur`an-ı Kerim`i mukabele ederdi. Bundan dolayı Resûlullah (s.a.v) bu ayda çokça hayır yapmakta hiçbir engele uğramayan rüzgârdan daha cömertti."2 Diğer bir hadis-i şerifte Cabir (r.a): "Resûlullah (s.a.v.) kendisinden bir şey istendiğinde yok dediği olmamıştır."3 der. Böyle cömert ve kerem sahibi olan bir peygambere ümmet olan Müslümanlara da cömert olmak yakışır. Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Hazretleri bir hutbelerinde şöyle buyurur:

“Aziz cemaat! Hazret-i Peygamber sallallahu aleyhi vessellem Efendimiz, muhtaç, zayıf ve fukaraya yardımı sever, nerede yardıma muhtaç kimse olursa onun yardımına koşar, ashabına bu hususta emirler verirdi. İyiliksever sehî ve cömert idi. Her türlü tehlike karşısında; fevkalâde cesarete sahip, doğru sözlü, ashap ve ehl-i beyti arasında adaletle muamele etmeyi sever, hiç kimseyi incitmezdi. Kimse hakkında kötü söylemez ve kötü zanda bulunmazdı. Hasbe’l-beşer sadır olan kusurlardan dolayı kimsenin yüz karasını yüzüne vurmaz, ancak bir daha böyle kötü işler yapılmamasını isim zikretmeksizin emir buyururdu.” 4

Yüce dinimiz, yardımlaşmaya büyük önem verir Müslümanların birbirleriyle ilgilenmelerini sevinç ve kederlerini paylaşmalarını emreder. Bir hadis-i şerifte Peygamberimiz (s.a.v.) "Müslümanları önemsemeyen ve onlarla ilgilenmeyen mü`minlerden değildir."5 buyurur. Bu hadis-i şerifte belirtildiği üzere gerçek Müslüman muhtaçlara yardım eden, keder ve ıstıraplarını dindirmeye çalışan kişidir. Fertleri birbirinden kopmuş, bencil duyguların hâkim olduğu, karşılıklı sevgi ve saygının olmadığı bir toplum, Müslümanlar için örnek bir toplum değildir.

İnsanın bir anı diğerine benzemez. Bu gün zengin olan yarın fakir olabilir. Bu gün güçlü olan yarın güçsüz duruma düşebilir. Ayrıca insanlar akıl, zekâ, maddî güç ve yetenek bakımından farklı olarak yaratılmışlardır. İslâm, insanın bu farklı durumlarını göz önünde bulundurarak onları kaynaştırıcı birleştirici prensipler getirmiştir. İslâm’ın dünya ve ahirette mutlu bir toplum meydana getirmek için ortaya koyduğu önemli faktörlerden biri de maddî durumu iyi olanların fakir olanlara yardımcı olmalarıdır. Buna işaret eden bir ayet-i kerime de mealen şöyle buyrulmaktadır: "Her hangi birinize ölüm gelip de (Rabbim beni yakın bir süreye kadar geciktirsen de sadaka verip iyilerden olsam) demesinden önce size verdiğimiz rızıktan harcayın."6

Her varlıklı kişi ileriye dönük yatırımlar yapmak ister, bu normal bir şeydir. Ancak yatırımların en güzeli Allah yolunda yapılan yatırımdır. Çünkü bu tür bir yatırımın çalınma, deprem, yangın gibi felaketlerle yok olması söz konusu değildir. Cenab-ı Hak tarafından karşılığı kat kat verilecektir. Bu konuda Yüce Rabbimiz şöyle buyurur: "Allah yolunda ne harcarsanız Allah onun yerine (daha iyisini) verir. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır."7

Hulûsi Efendi Hazretleri bir hutbelerinde, Hz. Ali (r.a)’nin mahdûmu mükerremleri Hz. Hasan (r.a)’a nasihatlerinden bize misaller verir, öğütlerini aktarır:

“Nefsini kardeşliğe kat’i rahm ettiğinde sıla-i rahme, yüz çevirdiğinde lutfa, pintiliğinden cömertliğe, uzaklaştığında yakınlığa, şiddetlendiğinde yumuşamağa, suç işlediğinde itidala sevk et.

Öyle ki; sanki sen onun kölesi o senin veli-nîmetin imiş (gibi davran). Sakın bir hareketi yersiz olarak yapma. Dostunun düşmanını dost edinme ki, dostuna düşmanlık etmiş olursun. Kin ve kızgınlığı hazmet çünkü ben, sonu bundan daha tatlı, daha leziz bir lokma görmedim.”8

Allah yolunda yaptığımız harcamaların sevabını kazanmamızın şartı, ise gösteriş karıştırmamak iyilik yaptığımız kimseyi küçümsememek ve başa kakmamaktır. İyilikte bulunduğumuz kimseyi hor görmek şahsiyetini rencide edici davranışlarda bulunmak ve riya karıştırmak sevap yerine günah getirir. Yüce Kitabımız Kur`an-ı Kerim bu hususu şöyle açıklar:

"Ey iman edenler malını gösteriş için hayra veren gerçekte Allah`a ve ahiret gününe inanmayan kimseler gibi başa kakmak ve eziyet etmek suretiyle yaptığınız hayırlarınızı iptal etmeyin böylesinin durumu üzerinde biraz toprak bulunan kayaya benzer. Sağanak yağan bir yağmur isabet eder de onu sert kaya haline getiriverir (toprağı gider kaya kalır). Yaptıklarını bu şekilde Allah için yapmayanlar kazandıklarından hiç bir şeyi tutmağa muktedir olamazlar. Allah nankör kimselere doğru yolu göstermez."9 Bu ilahi emirleri yerine getirerek rahmet ve mağfiret sofrası olan Ramazan ayını gereği gibi değerlendirelim. Allah ve Resûlünün verdikleri müjdelere nail olalım.

Allah yolunda yaptığımız harcamalarla malımız noksanlaşmaz. Aksine artar ve bereketlenir. Bu konuda Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurur: "Sadaka malı noksanlaştırmaz. Allah bir kulun affetme (huyunu) artırırsa mutlaka onun izzet ve şerefîni de artırır. Allah kendisi için tevâzu gösteren bir kişiyi de mutlaka yüceltir."10 Etrafındaki fakir ve güçsüzleri görüp gözeten varlıklı bir Müslüman mesut ve huzurludur. Cimri, pinti olan kişi de bedbahttır. Resûlullah şöyle buyuruyor:

"Zulümden sakınınız zira zulüm kıyamet günü (sahibini saran) karanlıklar olacaktır. Cimrilikten de sakınınız. Çünkü cimrilik sizden öncekileri, haramı helal saymak ve birbirlerinin kanını akıtmak suretiyle helâk etti."11

Bir başka hadisi şerifte ise Resûlullah (s.a.v.): "Kulların sabahladığı hiçbir gün yoktur ki, iki melek inip de biri, Allah’ım! Hayır yolunda harcayana bedelini ver, diğeri de Allah’ım malını hayra sarfetmeyip tutana telef ver, demesin”12 buyuruyor.

Sevgilerin, dostlukların şüphe ile karşılandığı, insanın sahip olduğu değer hükümleriyle değil de onun elbisesi mesabesinde olan ârızî kıymetlerle ölçüldüğü günümüzde, dinî hoşgörüyle yardımlaşmaya ne kadar çok ihtiyaç vardır. Cemiyet hesabına fedakârlık ve feragat günleri sayılan Ramazan, bizlere sevgilerin, dostlukların dünyalık değerlere değil, dinî temellere dayanmasını öğreten bir aydır. Çünkü cihanşümul rahmetin mümessili olan Peygamberimiz bu ayda pek cömert davranırdı. O, hayırhahlıkta, herhangi bir engele çarpmayan ve her şeye faydalı olan bâd-ı sabadan da cömertti ve bu sahavet ve cömertliğin sebebi de Ramazan gecelerinde Hz. Cibril`in kendisine çokça gelip gitmesi ve Kur`an-ı Kerim`in karşılıklı müzakeresi idi. İşte bu sebeple o hoşgörüde ve affedicilikte de bu derece ihsan sahibiydi.  Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in yolundan gidenler, onun sünnetini devam ettirenler elbette, insana hizmeti en büyük gaye kabul ederler. Hulûsi Efendi Hazretleri bu hakikate şöyle işaret buyurur:

Peygamberimiz bir hadisi şeriflerinde, “Bir kardeşinin, bir insanın işini görmek için gece veyahut gündüz bir saat yürümek, o işi, ister görsün isterse görmesin, iki ay itikâftan hayırlıdır.” buyuruyor. Burada beyan buyrulan itikâfın manası şudur. İtikâf; bir mescide girip orada kimse ile görüşmeyerek gece gündüz ibadet etmektir. Peygamber Efendimiz bir insanın işini görmek için bir saat yürümenin, bir köşeye çekilip ibadet etmekten daha hayırlı olduğunu söylüyor. Bundan da anlaşılıyor ki, iyilik yapmak çok hayırlı bir iştir. Elden geldiğince her vakit iyilik yapmalı ve cemiyete faydalı bir insan olmaya çalışmalıdır.”13

Sevgili Peygamberimizin hayatında insanı candan etkileyici tablolar çoktur. Çünkü o bütün tebliğini sevginin ve müsamahanın sıcaklığıyla hemcinslerine arzediyor, imanla küfür arasındaki mesafeyi merhale merhale katediyor gönüllere ağırlık veren küfrün zulmetini perde perde yırtıyordu.

Ayrıca Peygamberimiz çok kadirbilirdi, iyiliği unutmazdı. Buna bir örnek olması bakımından Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Hazretlerinin bir sohbetlerinde nakletiği şu güzel örnekle yazımızı bağlayalım:

 “Bir savaşta alınan esirler arasında sütkardeşi Şeyma da bulunuyordu. Beraber oynadığı çocukluk arkadaşını görünce onu yanına çağırdı, iltifat etti. Derhal serbest bırakılmasını emretti, onu memnun etti, ihsanda bulundu.

Araplar arasında cömertliği ila tanınmış Hatem’in kabilesi savaşta esir düştü. Esirler arasında Hâtem’in kızı da vardı. Hz. Peygamberin yanına gelerek dert yandı ve şöyle dedi:

‘Yâ Resûlallah, cömertliği ile ün salmış babam Hâtem öldü, kardeşim kaçtı, ben pek çaresiz kaldım. Hürriyetim için sana sığınıyorum.’

Bostan ve Gülistan eserlerin sahibi Sa`di bunu pek canlı anlatarak der ki:

Hâtem’in kızıyım, dedi bir kadın

Duydun elbette Hâtem’in adın

O nama hürmetten ey âlicenâb

Beni affeylemek etmez mi icab

Peygamberimiz onun dileğini kabul etti ve onu serbest bıraktı. Fakat o bununla yetinmedi, yalvarmasına devam etti, bütün kabilenin affını istedi.

‘Yalnız beni kayırma, arkadaşları benden ayırma’ dedi.

Hz. Peygamber (s.a.v) onu kırmadı, bütün kabileyi serbest bıraktı. Her şeyde en güzel örnek olduğu gibi bu hususta da örnek oldu. Salât ona, selâm ona ve bütün âli ashabına...”

 

DİPNOTLAR

1- 51/Zariyat,  19.

2- Tecrid-i Sarih,  C. 1, s. 16,  Hadis No: 6

3- Sahih-i Buhari C. 7, Bab/39 s. 82

4- Ateş, Es-Seyyid Osman Hulûsi, Şeyh Hamid-i Veli Minberinden Hutbeler, (Haz.:Prof. Dr. Mehmet Akkuş-Prof. Dr. Ali Yılmaz) s. 172, Nasihat Yay., İstanbul, 2006.

5- Keşf`ul-Hafa,  Hadis no: 2379

6- 63/Münafikun,  10.

7- 34/Sebe,  36.

8- Ateş, Hutbeler, s. 453.

9- 2/Bakara, 264

10- Riyazüssalihin, s. 223,

11- Riyazüssalihin, s. 226,

12- et-Tac, C:5 Hadis No: 711

13- Ateş, Hutbeler, s.218-219.

Anahtar Kelimeler:
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Irmaklı Köyü (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Hacı Gözütok ile röportaj (12 Nisan 2018 - Perşembe)
GAZİ TÜRKYILMAZ İLE RÖPORTAJ - 2 (06 Mart 2018 - Salı)
GAZİ TÜRKYILMAZ İLE RÖPÖRTAJ (04 Şubat 2018 - Pazar)
Kamil Akgül Röportaj-3 (02 Ocak 2018 - Salı)
Kamil Akgül Röportaj-2 (02 Aralık 2017 - Cumartesi)
KAMİL AKGÜL İLE RÖPORTAJ-1 (19 Kasım 2017 - Pazar)
NECDET KIRCEYLAN İLE RÖPÖRTAJ –II (18 Eylül 2017 - Pazartesi)
NECDET KIRCEYLAN İLE RÖPÖRTAJ-1 (12 Ağustos 2017 - Cumartesi)
ÖMER FARUK TAŞKIN İLE RÖPORTAJ-2 (06 Haziran 2017 - Salı)
ÖMER FARUK TAŞKIN İLE RÖPORTAJ (06 Nisan 2017 - Perşembe)
ILICA ZİYARETİ VE HATIRALAR (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
PROF. DR. KEMAL DİNÇER İLE RÖPORTAJ (19 Ocak 2017 - Perşembe)
Günerliden Yankılanan Hoş Sada (28 Aralık 2016 - Çarşamba)
Atmalı Yöresinden Selam Var (14 Kasım 2016 - Pazartesi)
Dr. Sadık Özen ile röportaj (05 Ağustos 2016 - Cuma)
Memduh Önal ile röportaj 2 (25 Temmuz 2016 - Pazartesi)
Memduh Önal ile röportaj (09 Haziran 2016 - Perşembe)
Vahap Sönmezler ile röpörtaj (06 Mayıs 2016 - Cuma)
Bir muhabbet ve hizmet ehli: Osman Parlak (03 Şubat 2016 - Çarşamba)
Mehmet Arif Toprak ile Röportaj (01 Ocak 2016 - Cuma)
“Hacı Piroğlu” Hacı Hamza Çokyaşar (09 Kasım 2015 - Pazartesi)
Mengelisli Kara Mustafa Dayı (15 Ekim 2015 - Perşembe)
Gürünlü Hacı Hüsnü Dayı (02 Eylül 2015 - Çarşamba)
Hakkında ne dediler? (03 Ağustos 2015 - Pazartesi)
Hulusi Efendi Çok Büyük Bir İnsandır (03 Haziran 2015 - Çarşamba)
Hacı Hasan Akyol Efendi (03 Mart 2015 - Salı)
Gerçekleşen Sözler (06 Kasım 2014 - Perşembe)
Unutulmaz Hatıralar (03 Ekim 2014 - Cuma)
Darendeli Esnaflar Anlatıyor-3 (09 Ağustos 2014 - Cumartesi)
Darendeli Esnaflar Anlatıyor - 2 (12 Temmuz 2014 - Cumartesi)
Darendeli Esnaflar Anlatıyor (09 Haziran 2014 - Pazartesi)
Yazıköylüler Anlatıyıor (19 Mayıs 2014 - Pazartesi)
Maraşın Kurtuluşunda Darendeliler (10 Şubat 2014 - Pazartesi)
Hulusi Efendi (k.s.) ve Cami Kitabeleri (03 Ekim 2013 - Perşembe)
Malatya kitaplığında DARENDE (04 Eylül 2013 - Çarşamba)
Gönüllerin bayramı (06 Ağustos 2013 - Salı)
Evrensel görüşleriyle bir lider Hulusi Efendi (08 Mayıs 2013 - Çarşamba)
Herkesin sevdiği ve saydığı gönül sultanı (06 Şubat 2013 - Çarşamba)
Kalkınmanın umudu Hulusi Efendi (k.s.) (07 Aralık 2012 - Cuma)
Hulusi Efendi (k.s) ve Hac hatıraları (09 Kasım 2012 - Cuma)
Aşık Mevlüt’ün ardından (03 Ekim 2012 - Çarşamba)
Eğitim hayırseveri Hulusi Efendi (k.s) (06 Eylül 2012 - Perşembe)
Hulusi Efendi’nin sağlık hizmetleri (04 Ağustos 2012 - Cumartesi)
Yirminci Asrın Filozofu (11 Temmuz 2012 - Çarşamba)
50 yıldır okunan bir eser (02 Haziran 2012 - Cumartesi)
Kırk yıl önceki bir gazete manşeti (10 Mayıs 2012 - Perşembe)
Darende Şairleri Antolojisi (04 Nisan 2012 - Çarşamba)
50 yıllık proje (02 Mart 2012 - Cuma)
Yeşili getiren kişi (07 Şubat 2012 - Salı)
Darendeli Hasan Rıza Paşa (07 Ocak 2012 - Cumartesi)
Tevazulu Bir İnsan Uzun Hacı (02 Aralık 2011 - Cuma)
50 yıl önce Darende’deki Öğretmenler (02 Kasım 2011 - Çarşamba)
Zaferi müjdeleyen kahraman gazilerimiz (01 Eylül 2011 - Perşembe)
Şerh Yarışması Hakkında ne dediler (02 Ağustos 2011 - Salı)
İlim ehlinin Darende izlenimleri (05 Temmuz 2011 - Salı)
Şeyh Hamid-i Veli Hazretlerinin Onbir tavsiyesi (09 Haziran 2011 - Perşembe)
İrfani Abdullah Darendevi (07 Mayıs 2011 - Cumartesi)
Halid-i Yekta Efendi (05 Şubat 2011 - Cumartesi)
Darendeli Hacı Mahmud Efendi (11 Ocak 2011 - Salı)
Bir Darende sevdalısı Hasan Ali Göksoy (04 Aralık 2010 - Cumartesi)
Devlet Arşivlerinden Belgelerle Darende (06 Kasım 2010 - Cumartesi)
Devlet Arşivlerinde Darende Halkevi (02 Eylül 2010 - Perşembe)
Sağ elin sol elden gizlediği (04 Ağustos 2010 - Çarşamba)
Sempozyum Tebliğlerinden Özetler (03 Temmuz 2010 - Cumartesi)
İlim Adamları Hulusi Efendi’yi anlatıyor (07 Haziran 2010 - Pazartesi)
Devlet Arşivlerinde DARENDE (06 Mayıs 2010 - Perşembe)
Yakınlarının Diliyle: HACI VALİDE (04 Nisan 2010 - Pazar)
Memleket için büyük hizmetler yaptı (02 Ocak 2010 - Cumartesi)
Darendeli İki Alim (05 Aralık 2009 - Cumartesi)
İhramcızade Sempozyumu (03 Kasım 2009 - Salı)
Çeşmeler ve Sulama Kanalları (15 Ekim 2009 - Perşembe)
Hazeynce (15 Ağustos 2009 - Cumartesi)
Kıbrıs barış harekatı... (21 Temmuz 2009 - Salı)
Mecruh`nin şiirlerinde Peygamber sevgisi (09 Mayıs 2009 - Cumartesi)
Yemenicilik ve kunduracılık (13 Nisan 2009 - Pazartesi)
Bolu Gerede’de Darendeli İbilli Ailesi / (11 Mart 2009 - Çarşamba)
Somuncu Baba Dergisi’nin 100. sayısı (05 Şubat 2009 - Perşembe)
Mektuplar ve Hatıralarla Bedrettin Ateş (17 Ocak 2009 - Cumartesi)
Define meraklılarına (20 Aralık 2008 - Cumartesi)
Hacı Ömer Aydoğan ile röportaj (15 Kasım 2008 - Cumartesi)
Helvacılık (20 Aralık 2007 - Perşembe)
Sayfa:
DOLAR
4.6560
EURO
5.4274
Malatya için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:53 07:35 12:39 15:08 17:26 18:55
19 Temmuz 2018 Perşembe
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Düşmanlarınızın en kuvvetlisi içinizdedir.

Hz. Muhammed