Seracılık ilçe ekonomisine katkı sağlıyor

Yeşiltaş Mahallesinde 15 yıldır kendi imkânlarıyla yaş sebze üretimi yapan çifti Mehmet Mevlana Korkmaz, ilçemizin sebze ihtiyacını karşılarken hem de ilçe ekonomisine katkıda bulunuyor.

Yeşiltaş Mahallesinde 15 yıldır kendi imkânlarıyla yaş sebze üretimi yapan çifti Mehmet Mevlana Korkmaz, ilçemizin sebze ihtiyacını karşılarken hem de ilçe ekonomisine katkıda bulunuyor.

İlçemizin 25 kilometre kırsalında bulunan Yeşiltaş Mahallesi´nde tarımla uğraşan Mehmet Mevlana Korkmaz, 15 yıl önce devlet teşvikinden faydalanarak kurduğu seralarda erkenci sebze üretimi yapıyor.

Yaş sebze ihtiyacının büyük bir kısmının Adana, Antalya ve çevre illerden karşılayan ilçemiz de yerli üretimin artırılması için son yıllarda başlatılan devlet teşvikleri meyvesini veriyor. Ağustos ayı itibariyle yerli sebzelerin olgunlaşarak pazara çıkmasını beklemeyen üreticiler, 2 ay öncesinden kendi seralarında yetiştirdiği domatesi, biberi ve salatalığı uygun fiyata ilçe halkına sunuyor.

Uzun yıllardır seracılık yapan Mevlana Korkmaz, imkânı olan herkesin severek ve isteyerek bu işi yapması durumunda geçim sıkıntısı yaşamayacağını söyledi

Tonlarca yaş sebze tüketiminin yapıldığı ilçede büyük bir paranın dışarıya gittiğini belirten Korkmaz, "Uzun yıllardır küçük yaş sebze üretimi yapmam benim bu alanda gelişmemi sağladı. Şimdi seracılık alanında profesyonel olarak üretim yapıyorum. 4 serada bini aşkın biber, salatalık ve domates fideleriyle ilçe halkına yaklaşık 15 ton gibi önemli miktarda yaş sebze üretiyorum. Bu sayede hem kendim kazanıyorum, hem de vatandaşın parası ilçemizde kalıyor." diye konuştu.

Korkmaz, rakımı ve iklimi nedeniyle ağustos ayında yetişebilen yerli sebzeyi, mayıs ayında yetiştirdiğini anlatarak, şöyle konuştu;

"Bizin bu ürettiğimiz sebze dışarıdan getirilen sebze miktarını tabi ki etkiliyor. Mesela ben tek başıma Balaban Mahallemizin %40 oranında sebzesini karşılıyorum. Benim gibi her mahallede bir kişi bu işi yapsa hem o hane için ciddi bir gelir hem de ilçemiz ekonomisine büyük bir katkı olur. Gençler asgari ücrete fabrikalarda çalışıyor ama köylerinde kalıp üretime dâhil olmak istemiyor. Devlet oysa her türlü desteği veriyor. Sabır edip sebat edip bir şeyler üretmenin tadına bakmak istemiyorlar. Dışardan gelen sebzelerin plastik gibi o reyhası ve tadının olmadığını hepimiz biliyoruz. Bizim kendi bereketli topraklarımızda yetiştirdiğimiz bu sebzeler ne kadar serada olsa çok lezzetli. Bunun herkes farkında olmalı ve üretime katılmalı.?